Librería Samer Atenea
Librería Aciertas (Toledo)
Kálamo Books
Librería Perelló (Valencia)
Librería Elías (Asturias)
Donde los libros
Librería Kolima (Madrid)
Librería Proteo (Málaga)
Simgeye Giden Yol - Başlangıç, kadının kimliğini, bastırılmış arzularını ve varoluşsal boşluğunu merkeze alan çok katmanlı bir anlatıdır. Bu kitap bir olay örgüsünden çok, bir eşik anlatır: Kadının kendine, bedene, güce ve tamamlanmaya doğru attığı ilk adımı.Roman, dört kadının iç dünyasından süzülen hikâyelerle ilerler. Her biri başka bir boşluğu taşır; biri suskunluğunu, biri kıvılcımını, biri sorgusunu, biri bastırılmış arzularını... Okur, bu kadınların iç seslerine tanık olurken, aslında kendi susturulmuş sorularıyla da yüzleşir. Çünkü bu metin, yalnızca karakterleri anlatmaz; okuru da anlatının içine çeker.Başlangıçta sıradan görünen hayatlar, küçük bir temasla çatlamaya başlar. Bir cümle, bir bakış, bir davet... Kadınların alıştıkları düzen, 'olması gereken' hayat, yavaş yavaş anlamını yitirir. Yerine adı konulamayan bir arayış geçer. Roman bu noktada hızlanmaz; bilerek ağırlaşır. Çünkü dönüşüm gürültüyle değil, sessizlikle olur.Simge, bu anlatının merkezinde yer alan güçlü bir metafordur. Bir işaret, bir yön, bir çağrı... Ne yalnızca bedene, ne yalnızca ruha aittir. Simge; tamamlanma arzusunun, yaratıcı gücün ve insanın kendini aşma isteğinin sembolüdür. Metin boyunca simge, bazen bir düşünce olarak, bazen bir bakışta, bazen de bir karşılaşmada belirir. Açıkça gösterilmez; sezdirilir.Romanın dili bilinçli olarak konforlu değildir. Okuru rahatlatmak için değil, düşündürmek ve yerinden oynatmak için yazılmıştır. Kadın-erkek ilişkisi, güç-teslimiyet dengesi, arzu-utanç ikilemi hazır kalıplarla ele alınmaz. Her kavram, karakterlerin yaşadıkları üzerinden yeniden kurulur. Hiçbir yargı dağıtılmaz; ama hiçbir soru da ertelenmez.Metnin dikkat çekici yönlerinden biri, cinselliği bir amaç değil, bir metafor alanı olarak ele almasıdır. Beden, bu romanda teşhir edilen bir nesne değildir; anlamın taşıyıcısıdır. Çıplaklık, örtüsüzlükten çok yüzleşmeyi anlatır. Arzu, hazdan önce bilinçtir. Bu yüzden anlatı, okuru kışkırtmaktan çok, derinleştirir.'Simgeye Giden Yol - Başlangıç', bir son vaat etmez. Aksine, okuru bilinçli olarak yarım bırakır. Çünkü bu kitap bir serinin ilk halkasıdır. Burada anlatılanlar, yolun tamamı değil; kapının eşiğidir. Karakterler henüz dönüşmemiştir; ama artık geri de dönemeyeceklerini bilirler. Okur da aynı noktada bırakılır: Merakla, tedirginlikle ve devam etme isteğiyle.Bu kitap, hızlı tüketilecek bir anlatı değildir. Satır aralarında dolaşmak, durup düşünmek, bazı cümleleri tekrar okumak ister. Kendini güçlü hissedenler kadar, içindeki boşluğu fark edenler için de yazılmıştır.Eğer bir romanın size yalnızca bir hikâye anlatmasını değil, sizden bir şey talep etmesini istiyorsanız;Eğer okurken değil, kapattıktan sonra etkisini hissettiren metinlere yaklaşıyorsanız;Bu yolun başlangıcı, tam da burasıdır.